ROUND SPERMATİD ENJEKSİYONU (ROSİ)

Round spermatid hücresinin elde edilmesinde, hazırlanmasında, yumurtaya enjeksiyonunda ve yumurtanın uyarılmasında (elekto-füzyon cihazının kullanılması) Dr. Tanaka’nın belirlediği ve başarıya ulaştığı teknikleri kullanılmaktadır.

Brüksel tüp bebek merkezinde ROSİ yönteminin uygulanmasında konusunda tecrübeli laboratuvar ekibi mevcuttur.

Azospermi ne demektir?

Günümüzde azospermi, tüm erkeklerin yaklaşık %1’ininde, infertil erkeklerin ise yaklaşık %10-15’inde görülmektedir. Azospermiye sebep olan iki durum tanımlanmaktadır; obstrüktif(obstrüktif azospermi) yani ejakülasyon kanallarında tıkanıklık veya eksiklik ve obstrüktif olmayan azospermi.

Obstrüktif azospermilerde testiste sperm üretimi olmaktadır ve mikroTESE, TESE veya TESA işlemleriyle testisten %100 başarıyla sperm elde edilebilmektedir. Obstrüktif olmayan azospermilerin histolojisinde ise testiste sadece, spermin üretiminde yardımcı hücre olan sertoli hücresinin olduğu yani  spermi üreten ana hücrelerin(germ hücresi) olmadığı, sperm üretiminin bir aşamasında hücrelerin gelişimsel olarak duraksadığı, yahut testisteki seminifer tübüllerin özelliğini katbettiği durumlarla karşılaşılmaktadır. Testiste sadece Sertoli hücrelerin varlığının tespit edildiği, yani hiçbir şekilde germ hücresinin olmadığı durum dışındaki hücresel analizlerde belirli bölgelerde olgun sperm üretimi yada spermin tam olarak olgunlaşmamış olan ama intrasitoplazmik round spermatid enjeksiyonu (ROSİ-ELSİ) için kullanılabilen yuvarlak spermatid veya elongatid spermatid ( çok az sperm görünümü kazanmış, büyük başlı, kısa kuyruklu olgun olmayan-immatür sperm hücresi ) hücrelerin varlığı tespit edilebilir.

ROSİ kimlere uygulanır?

Günümüzde obstrüktif olmayan azospermik erkeklerin yaklaşık %50’sinde microTESE işlemi ile olgunlaşmasını tamamlamış sperm hücresi bulunabilmektedir. Olgun sperm bulunamayan diğer %50’nin ise kendi genetik materyalini taşıyan hücre ile baba olabilmesinin tek umudu ise eğer testiste üretimi varsa olgunlaşmasını tamamlamamış germ hücrelerini yani yuvarlak spermatidi veya iri başlı elongated spermatidi ICSI’de kullanmaktır. Olgunlaşmasını tamamlayamamış hücrelerin varlığı sperm hücresi bulunmayan erkeklerin yaklaşık %30’unda gösterilmektedir.

Erkekte testiste olgun bir spermin oluşması genel olarak 4 aşamadan oluşmakta ve yaklaşık 70-120 gün arasında sürmektedir. Bu süreçte germ hücresi (sperme dönüşen kök hücre-46 kromozom içerir) yapısal ve şekilsel değişikliğe uğrayarak erkeğin sahip olduğu genetik materyali yumurtaya taşıyan haploid ( 23 kromozom içerir) sperme dönüşmektedir. Süreç çok karmaşıktır ve erkekte olabilecek genetik ( 46XXY -Klinefelter sendromu, Y kromozomal mikrodelesyonları, gonadal mozaisizm, genetik mutasyonlar gibi) ve hormonal değişiklikler veya çevresel faktörler (toksik etkiye maruziyet, stress, kontrolsüz anabolik steroid kullanılması gibi) sperm üretim basamaklarını bozabilmekte ve nihayetinde sperm sayısında azalmaya hatta tamamen duraksamaya yada olgun sperme tamamen dönüşmemiş spermin immatür spermatid/ elongated spermatid  hücre aşamasında duraksamasına sebebiyet verebilmektedir.

Yukarıdada bahsedildiği gibi testiste veya ejakülatta sadece yuvarlak spermatid/elongated spermatid çıkan erkeklerin baba olmalarının yegane yöntemi başarı oranları yüksek olmasada bu hücrelerin yumurtaya enjeksiyonda kullanılmasıdır.

ROSİ işleminin uygulandığı bilimsel çalışmalar var mıdır? Sonuçları nelerdir?

Yuvarlak ve/veya elongated spermatidlerin yumurta enjeksiyonunda kullanıldığı ilk çalışmalar hayvan çalışmalarına aittir. Özellikle fare, sıçan ve tavşan modellerinde yapılan ilk çalışmalarda ROSİ ve ELSİ enjeksiyonlarıyla her ne kadar başarı oranları düşük olsada yumurtalarda döllenme, embriyo gelişimi ve neticesinde canlı doğumlar elde edilebilmiştir. İnsanda yuvarlak spermatid ile elde edilen ilk canlı doğum 1996 yılına aittir ve sonraki birçok çalışmada da ejakülattan ve/veya testis dokusundan ayrıştırılmış ROSİ ve ELSİ ile uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaların ortak noktası yuvarlak spermatidle enjeksiyonların elongated spermatidlere oranla daha düşük başarı oranlarına sahip oluşudur. Ayrıca elde edilen gebeliklerde canlı doğuma ulaşma oranları gerçekten düşüktür. Çünkü gebeliklerin büyük bölümü erken dönem düşükle sonuçlanmaktadır. Başarı oranlarının istenilen düzeyde olmaması kullanılan hücrelerin tam olarak olgunlaşmamış hücre olmasıyla doğrudan ilişkilidir. Başarı oranları, kullanılan spermatid hücreleri  gelişimsel olarak sperm hücrelerine ne kadar yakınsa o kadar yüksektir. Bu nedenle araştırmacılar tam olarak olgunlaşmamış olsada daha ileri düzey yani olgun sperme şekil olarak daha yakın spermlerin kullanılmasını özellikle vurgulamaktalar. Bu nedenle ELSİ ile elde edilen sonuçlar ROSİ’den daha başarılırdır.

İlk çalışmaların başladığı 1996 yılından 2015 yılına kadar ROSİ ve/veya ELSİ enjeksiyonlarıyla çok sayıda deneme yapılmasına rağmen yaklaşık 10 tane sağlıklı bebek dünyaya gelmiştir. Bu nedenle ROSİ/ELSİ ‘ ye olan ilgi azalmıştı, ta ki Japon bilim adamı Atsushi Tanaka’nın 2015 ve 2018 yıllarında yayınladığı 2 yeni çalışmaya kadar. Bu çalışmalarda obstrüktif olmayan azospermi vakalarında yuvarlak spermatid enjeksiyonun son şans olarak düşünülmesi ve vakalara önerilmesi hususu klinisyenlerin ve embriyologların dikkatine sunulmuştur.

ROSİ işlemiyle sağlıklı doğum elde edildi mi?

Dr. Tanaka’nın çalışması ilk çalışmalarla kıyaslandığında yuvarlak spermatid-ROSİ enjeksiyonu ile daha yüksek döllenme, daha kaliteli embriyo gelişimi ve neticesinde  daha yüksek sağlıklı doğuma ulaşan gebelik elde edilmiştir. Çalışmada 954 vakada yapılan yaklaşık 2600 tüp bebek denemesinin sonucunda sadece 90 bebek canlı doğuma ulaşmıştır ki başarı oranı % 5 civarıdır. Bu oran gerçekte halen çok düşüktür ama azospermik erkeklerin başka şansı olmadığı düşünüldüğünde sonuç heyacan vericidir. Teknik olarak bakıldığında çalışmayı önceki çalışmalardan daha başarılı yapan yuvarlak spermatid ayrıştırma yöntemi farklılıkları ve en önemlisi yuvarlak spermatid hücresinin  daha doğru tanımlanmasıdır. Bu nedenle işlemin başarısı doğrudan embriyologun hücreyi tanıma noktasındaki tecrübesiyle orantılıdır. Ayrıca tedavide yumurta hücrelerini uyarmak için belirli voltaj değerlerinde yumurtaya kontrollü elektrik akımı veren elektro füzyon cihazı kullanılmıştır. Bu cihaz ile olgun olmayan hücrelerle yapılan enjeksiyonlardaki döllenme oranlarını arttırmak amaçlanmıştır. 

ROSİ işlemi güvenlimidir?

Bu çalışmada doğan 90 bebekten 3 tanesinde doğumsal problemler saptanmıştır. Bunlar yarık dudak,  omfalosel ve  ventriküler septal defect(delik)’dir. Bu problemlerin, Japonyada 1997-2005 yılları arasında doğan bebeklerde görülme sıklığı çok daha azdır, yalnız ROSİ sonrası doğan bebek sayısı çok az olduğu için ROSİ işlemine bağlı bebeklerde bu problemlerin oluşma riskinin arttığını istatistiki olarak söyleyebilmek mümkün değildir.

Bebeklerin bilişsel ve fiziksel gelişimlerine dair iki yıllık bulgularında normal yolla oluşan gebelik ile dünyaya gelen bebekler ile farklı olmadıkları görülmüştür.

Şuan için ROSİ işlemi sonucunda doğan bebek sayısının az olması ve gelişimsel takiplerinin kısa süreli olması sebebiyle ROSİ işleminin tıbbi anlamda yüz de yüz güvenli bir işlem olduğunu söylemek mümkün değildir. Doğan bebeklerin daha uzun süreli gelişimsel takiplerinin yapıldığı çalışmaların yapılması ROSİ işleminin güvenli bir uygulama olarak kabul edilmesi için önemlidir.

ROSİ işlemi öncesi  bilinmesi gereken hususlar nelerdir?

Sonuç olarak, testisten veya ejakülattan elde edilen olgunlaşmasını tamamlayamamış/tamamlamamış ilkel hücrelerin kullanılmasıyla oluşan embriyoların rahme transferinde elde edilen  gebelik oranları düşüktür.

ROSİ işlemi ile eve bebek götürme oranları yaklaşık %5’tir.

ROSİ sonrasında yumurtaların hiçbiri döllenmeyebilir yada döllenme oranları normal sperm enjeksiyonlarına göre çok daha düşük olabilir.

ROSİ sonrası döllenen yumurtaların hiçbiri kaliteli embriyo aşamasına kadar canlı kalmayabilir yada oluşan embriyoların gelişimsel kalitesi normal sperm enjeksiyonlarına göre çok daha düşük olabilir.

ROSİ sonrası doğuma ulaşan bebeklerde Dr. Tanaka ve ekibinin yaptığı arştırmaya gore artmış bir anormallik saptanmamıştır. Bebeklerin sadece 3’ünde doğumsal anormallikler tespit edilmiştir. 2 yıllık bilişşel ve fiziksel takiplerinde ise diğer bebeklere kıyasla dikkat çeken bir olumsuzluk saptanmamıştır.

ROSİ sonucu doğan bebeklerin daha uzun yıllar takip edilmesi ROSİ işleminin tıbbi olarak yüzde yüz güvenli olduğunu ortaya koymak için önemlidir ve bu alandaki bilimsel çalışmalar halen devam etmektedir.

Whatsapp ile ulaşabilirsiniz